Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iş birliğinde bu yıl 5’incisi düzenlenen Bursa Turizm Zirvesi, “Yerel Turizm Kalkınması” temasıyla gerçekleştirildi.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen zirvede, Bursa’nın turizm potansiyelinin geliştirilmesi, yerel değerlerin turizm ürünlerine dönüştürülmesi, turizmin 12 aya ve Türkiye geneline yayılması ile seyahat acentalarının sektördeki rolü ele alındı.
Zirvede kamu, yerel yönetimler ve turizm sektörünün temsilcileri Bursa’nın turizm geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bağlıkaya: Turizmde küresel rekabet giderek sertleşiyor
Zirvede konuşan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türkiye turizminin küresel rekabetin giderek yoğunlaştığı bir dönemden geçtiğini belirtti.
Turistlerin seyahat tercihlerinde önemli değişimler yaşandığına dikkati çeken Bağlıkaya, destinasyonların sadece konaklama ve klasik turistik noktalarla değil, özgün kültürel ve yerel deneyimlerle öne çıkması gerektiğini ifade etti.
Bağlıkaya, Türkiye’nin deniz, kum ve güneş turizmindeki güçlü konumunun yeni turizm ürünleriyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, deneyim ve kültür odaklı turizm anlayışının yanı sıra yeni cazibe merkezleri ve destinasyonların geliştirilmesinin önem taşıdığını söyledi.
Yerel turizmin geliştirilmesinin yalnızca turist sayısının artırılması anlamına gelmediğini vurgulayan Bağlıkaya, turizmin bölgesel ekonomiler üzerindeki etkisine işaret etti.
Bağlıkaya, turizmin istihdam, yatırım ve yerel ekonomik hareketlilik oluşturduğunu belirterek, destinasyonlarda temel hedefin ziyaretçilerin kalış süresini ve harcama düzeyini artırmak olması gerektiğini dile getirdi.
Bunun için turistik cazibe merkezlerinin, etkinliklerin, rotaların ve ziyaretçilerin destinasyonda daha uzun süre kalmasını sağlayacak ürünlerin artırılması gerektiğini kaydetti.

“Seyahat acentası, yerel potansiyel ile turizm ekonomisi arasında köprü”
Konuşmasında seyahat acentalarının turizm ekonomisindeki rolüne özel yer ayıran Bağlıkaya, turizmin yatırım ve tesisleşmeden ibaret olmadığını, pazarlama ve organizasyon boyutunun da büyük önem taşıdığını söyledi.
Bir destinasyonun turistin gündemine taşınması, seyahat talebi oluşturulması ve sahip olunan kültürel ve tarihi değerlerin satın alınabilir turizm ürünlerine dönüştürülmesinde seyahat acentaları ile tur operatörlerinin önemli görev üstlendiğini belirten Bağlıkaya, güçlü bir turizm ekonomisinin güçlü seyahat acentalarıyla mümkün olacağını ifade etti.
Bağlıkaya, “Seyahat acentası, yerel potansiyel ile turizm ekonomisi arasındaki köprüdür. Güçlü seyahat acentaları olmadan güçlü bir yerel turizm ekonomisi oluşturmak mümkün değildir.” dedi.
Seyahat acentalarının güçlenmesinin konaklama tesislerinden turist rehberlerine, restoranlardan taşımacılık sektörüne, esnaftan yerel üreticilere kadar geniş bir ekonomik çevreye katkı sağlayacağını belirten Bağlıkaya, turizm yatırımlarının pazarlama ve satış ayağının da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bursa’nın sahip olduğu turizm değerlerinin kentin çok daha yüksek bir turizm potansiyeline ulaşmasını sağlayabileceğini belirten Bağlıkaya, kentin farklı turizm türleri açısından önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi.
Bursa’nın Osmanlı mirası, tarihi yapıları, hanları, çarşıları, külliyeleri, Uludağ, İznik, termal kaynakları, gastronomisi ve sağlık turizmiyle geniş bir ürün yelpazesi sunduğuna işaret eden Bağlıkaya, kentin turizmde daha fazla pay alması gerektiğini dile getirdi.
“Hedefimiz turizmi 81 ile ve 12 aya yaymak”
TÜRSAB’ın Türkiye’nin farklı bölgelerindeki turizm potansiyelini harekete geçirmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü aktaran Bağlıkaya, turizmin belirli merkezlerde yoğunlaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Bağlıkaya, Türkiye’nin farklı kentlerindeki kültürel, tarihi ve doğal değerlerin katma değerli turizm ürünlerine dönüştürülmesinin hem yerel ekonomilere hem de ülke turizmine katkı sağlayacağını belirtti.
“Turizmin 81 ile ve 12 aya yayılması” hedefini vurgulayan Bağlıkaya, yerel girişimcilerin desteklenmesi ve bu değerleri ulusal ve uluslararası pazarlara taşıyacak seyahat acentalarının önünün açılmasının önemine dikkati çekti.
Burkay: Fuar ve kongreler Bursa ekonomisini hareketlendiriyor
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay da zirvede yaptığı konuşmada, kentlerin kalkınmasında tarihi ve kültürel miras, coğrafi zenginlikler ve yerel insan kaynağının önem taşıdığını belirtti.
Bursa’nın fuar ve kongre turizminde sahip olduğu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Burkay, özellikle uluslararası organizasyonların kente gelen ziyaretçilerin harcama kapasitesini ve hizmet sektöründeki hareketliliği artırdığına işaret etti.
Eker: Bursa turizm, tarım ve sanayiyi birlikte geliştirmeli
TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konsey Başkanı Hasan Eker ise Bursa Turizm Zirvesi’nin önceki yıllarda ortaya konulan hedeflerin değerlendirilmesi açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.
Bursa’nın kalkınma modelinde turizm, tarım ve sanayinin birlikte ele alınması gerektiğini belirten Eker, sektörler arasında birbirini destekleyen bir yapı oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Eker, Bursa’nın sahip olduğu sanayi gücünün turizmi destekleyebileceğini, tarımsal üretimin ise gastronomi ve kırsal turizm gibi alanlarla turizm ekonomisine dahil edilebileceğini ifade etti.
İç turizm ve tatil hakkı gündeme geldi
Zirve kapsamında gerçekleştirilen “Yerel Turizm Kalkınması” panelinde de yerel turizmin geliştirilmesi, destinasyonların doğal, tarihi ve kültürel değerlerinin daha etkin tanıtılması ve turizmin bölgesel kalkınmaya katkısının artırılması konuları ele alındı.
Gazeteci Gaffar Yakınca’nın moderatörlüğündeki panelde TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin değerlendirmelerde bulundu.
Panelde ayrıca iç turizmin geliştirilmesine yönelik politikalar ve turizme erişimin genişletilmesi konusu gündeme gelirken, Bağlıkaya tatilin anayasal bir hak olduğunu vurguladı.



