Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü heyeti, Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş ile bir araya geldi. Görüşmede, Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin sağlık ve turizm sektörüne etkileri ile yeni dönemde yürütülebilecek akademik çalışmalar ele alındı.
Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe alınan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin, Türkiye’de uzun süredir farklı işletmeler tarafından sunulan wellness ve sağlıklı yaşam hizmetlerinin belirli standartlar çerçevesinde yürütülmesine yönelik önemli bir düzenleme olduğu belirtildi.
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü heyetinin Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş’u ziyaretinde, yönetmeliğin sağlık turizmi ve turizm sektörüne yönelik olası etkileri değerlendirildi.
Görüşmede, Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin hazırlanması ve uygulamaya geçirilmesi sürecindeki katkıları dolayısıyla Okumuş’a teşekkür edildi.
Yönetmelikle esenlik hizmetlerinin sunum esasları, fiziki şartları, personel yapısı, ruhsatlandırma süreçleri ve denetim mekanizmalarının belirlenmesinin, wellness alanında hizmet kalitesinin artırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Düzenlemenin önemli sonuçlarından birinin, konaklama tesislerinde sağlık ve wellness odaklı hizmetlerin daha sistematik bir yapıya kavuşması olacağı değerlendiriliyor.
Yönetmelikte belirtilen şartları karşılayan tesislerde ruhsatlı esenlik merkezleri ve esenlik ünitelerinin faaliyet gösterebilmesinin, otellerin yalnızca konaklama hizmeti sunan işletmeler olmaktan çıkarak sağlıklı yaşam, wellness ve esenlik odaklı yeni turizm ürünleri geliştirmelerine imkan sağlayabileceği ifade ediliyor.
Bu durumun özellikle termal, sağlık ve wellness altyapısı güçlü destinasyonlarda yeni turizm modellerinin geliştirilmesine katkı sunabileceği, Türkiye’nin sağlık turizmi ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve uluslararası pazarlarda daha geniş ziyaretçi gruplarına ulaşılması açısından yeni fırsatlar oluşturabileceği belirtiliyor.
Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin yeni bir hizmet alanı oluşturmaktan ziyade, Türkiye’de oteller, SPA merkezleri, termal tesisler ve farklı turizm işletmelerinde uzun süredir sunulan wellness ve sağlıklı yaşam hizmetlerini ortak bir mevzuat ve denetim çerçevesinde tanımlaması açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.
Hizmetlerin kayıt altına alınması, görev ve sorumlulukların belirlenmesi, personel yapısının düzenlenmesi ve denetim mekanizmalarının oluşturulmasıyla hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve tüketicilerin daha güvenli hizmet almasının sağlanması hedefleniyor.
Düzenlemenin aynı zamanda yetkisiz ve standart dışı uygulamaların azaltılmasına ve Türkiye’nin uluslararası sağlık turizmindeki güvenilir destinasyon imajının güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Küresel sağlık turizminin yalnızca tedavi amacıyla gerçekleştirilen seyahatlerden oluşan bir alan olmaktan çıkarak koruyucu sağlık, wellness, sağlıklı yaşam ve sağlıklı yaş alma uygulamalarını da kapsayan geniş bir yapıya dönüştüğü belirtiliyor.
Türkiye’nin sağlık altyapısı, termal kaynakları, doğal ve kültürel zenginlikleri ile güçlü turizm kapasitesinin bu dönüşümde önemli bir rekabet avantajı oluşturduğu ifade ediliyor.
Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin de söz konusu potansiyelin daha planlı, güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Ziyarette, düzenlemenin uygulama sürecinde akademik çalışmaların ve bilimsel veriye dayalı yaklaşımların önemine de dikkat çekildi.
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü tarafından wellness, medikal wellness, sağlıklı yaşam, esenlik hizmetleri ve sağlık turizmi alanlarında yürütülecek akademik çalışmalarla sektörün ihtiyaçlarının belirlenmesi, yeni hizmet modellerinin geliştirilmesi, uluslararası uygulamaların incelenmesi ve kalite standartlarının değerlendirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor.
Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran da enstitü olarak yeni dönemde akademik çalışmalar, bilimsel araştırmalar, eğitim faaliyetleri ve sektör iş birlikleriyle Türkiye’nin sağlık turizmi vizyonuna katkı sunmayı sürdüreceklerini belirtti.
Seyran, wellness ve sağlıklı yaşam turizminin Türkiye açısından önemli bir fırsat alanı olduğunu, sağlık hizmetlerindeki deneyimin güçlü turizm altyapısıyla birleştirilmesinin ülkenin uluslararası alandaki rekabet gücünü artırabileceğini ifade etti.
